dego-loader2

TOKİ 7 İklim 7 Bölge

TOKİ 7 İklim 7 Bölge

ÜRETİM – AİDİYET – MEKÂN

“Site tüketir; mahalle üretir…”

Proje konsepti geleneksel mahalle dokusu ve yaşantısından çıkarılan bir dizi “tema” üzerine kurulmuştur. Mahallenin “yönetim” ayağını oluşturan geçmişin idealize edilen mahalle mitosu yerine geçmişin deneyimi ve yaşanmışlığı ile günümüzün teknolojik, sosyal ve ekonomik gerçekliği arasındaki kalıcı bağlar kurmayı hedefleyen ÜRETİM, AİDİYET ve MEKÂN temaları projenin kurucu ögeleridir. Aynı zamanda burada kurulması düşünülen mahalle yaşamının da mesnet noktalarıdır.

Mahallenin Kimliği, Temalar ve Mekânsal İlkeler

Mahallenin üretim temasının bir yanını da esnaflar oluşturmaktadır. Mahallenin merkezi olarak konumlanan alan aynı zamanda bir çarşı olarak düzenlenmiş, mahalle esnafının dükkânları bu alanda konumlanmıştır.

Mahalledeki nirengi noktaları aynı zamanda mekânlara isim ve kimlik vermektedir. Bu bağlamda “çınaraltı”, “çeşmebaşı” gibi kavramlar sadece isim değil aynı zamanda mahallenin günlük yaşamını da belirleyen mekânsal ögelerdir. Peyzaj alanları sadece görsel ilişkinin ötesine üretim ve tüketimin içine sirayet eden mekânlar olarak ele alınmıştır. Özel bahçeler ve mahalle bostanı bizzat kullanıcı tarafından tanzim edilirken, sokak köşe başlarına dikilen meyve ağaçları da “kopar-ye-yürü” konseptini tamamlamaktadır. Mahallede yaya odaklı bir tasarım gerçekleştirilmiş ve bu bağlamda motorlu taşıtlar projenin çeperlerine alınmıştır.

Aidiyet temasının odağında yer alan mahremiyet ve kamusallık hiyerarşisi ve sınır bazen bir kot farkı, bazen de bir bahçe duvarı ile belirlenmiştir. Sokak kesişimleri, insanların da kesiştiği yerler olarak düşünülmüş, bu çarpışmanın bir etkileşime dönüşebileceği mekânlar “köşe başları” olarak mahallenin omurgası boyunca dağılmıştır.

Cami salt bir dini yapı işlevinin ötesine geçerek, geleneksel mahalledeki kurucu öge rolüne geri dönmüş, merkezinde yer aldığı tasarımda, içerdiği farklı işlevler ile (kütüphane, dini eğitim merkezi, ilgili vakıf ve STK’ların merkezi) mahalle ile dini ritüellerin ötesine geçen bir bağlamda iletişim haline olan bir külliye haline gelmiştir.

Mimari Tasarım Kararları

Mimari tasarım kararları, mahalle temaları doğrultusunda belirlenen mekânsal ilkeler ve arazi şartları doğrultusunda ortaya çıkmıştır.  225 bin metrekarelik alan ağırlıklı olarak güney yönüne eğimli iki tepeden oluşmaktadır. Vista, hakim rüzgar ve güneşlenme konumu nedeniyle tepeler iki ana konut bölgesi olarak ele alınmıştır. İki tepe arasındaki alçak alan ise, konumu ve bağlantı yoluyla yakın kotta olması sebebiyle mahalle girişi, idari merkez ve çarşı olarak tasarlanmıştır. Bu üç odağın çevresi araç ve bisiklet yollarından oluşan bir ring ile çevrelenmiş, bu sayede mahallenin merkezi yayalara tahsis edilmiştir. Ringin içinde kuzey güney doğrultusunda bu üç odağı birleştiren bir yaya omurgası bulunmaktadır. Güney tepede, yaya omurgasının batısı eğitim kurumlarına ayrılmış, buradaki yapılar konut alanlarından bir meydan ile ayrılmıştır. Daha da batıda istikamette, ringin dışında kalan alan ise kent bostanı ve yeşil alanlara ayrılmıştır.

Konut alanlarında yatayda, birbirinin vistasını, güneşini ve rüzgarını kesmeyen yatay yerleşim tercih edilmiştir. 4 katı geçmeyen birimler temelde 2 tipolojiye ayrılmaktadır. Yatay Bloklarda 1+1 konutlar konumlanmıştır. Modüllerde ise 2+1, 3+1 ve 4+1 daireler bulunmaktadır. Konutlarda azami özelleşmiş yeşil alan kullanımı sağlanmıştır. Zemin katlarda, bahçeler bulunmakta iken, üst katlarda ise kat bahçeleri, teras bahçeler bulunmaktadır. Modüllerde aynı daire tipolojileri farklı kullanıcılara hitap eden farklı çözümlerle geliştirilmiştir. Bütün bu çeşitlilik ise esnek mekânsal kullanımda ortak bir dile ulaşmaktadır. Bölgenin mimari kültüründe hakim olan merkezi bir “sofa” anlayışı plan çözümlerine de taşınmıştır.

Kastamonu’nun yerel mimarisi ve iklim şartları mimariyi de etkilemiştir. Kamusal nitelikli yapılarda –özellikle eğitim yapılarında- avlulu çözümler tercih edilmektedir. Aynı avlu metaforu, konut modüllerinin bir araya gelmesi ile oluşan birimlerde de ortaya çıkmaktadır. Bu avlular dışardan kullanıma açık olsa da, ağırlıklı olarak çevreleyen konutlarda yaşayanların kullanacağı, peyzaj ve sosyalleşme alanlarıdır.

Konut yapılarının temel ögeleri cephe tasarımını da yönlendirmiştir. Bölgenin geçiş iklimi (yarı-Karadeniz, yarı-karasal iklim) karma bir çatı kullanım karakteri ortaya çıkarmıştır. Yüzey alanı az konutlarda, su ve karın kolay drenajı için beşik çatı tercih edilirken, idari, ticaret ve eğitim yapıları gibi büyük alana sahip çatılarda yağmur suyunun toplanması için yeşil çatı kullanılmıştır.

Cephelerde, bölgenin modüler cam sistemleri tercih edilmiştir. 80 x 80 cm’lik modüllerin dikeyde bir araya gelmesi ile oluşan pencere modülleri cephenin ana ögesidir. Zemin katlarda bölge mimarisine referansla daha rüstik malzemeler tercih edilirken (taş ya da brüt beton) üst katlarda sıva ve boya kat sınırlarını gösteren yatay derzlerle birlikte kullanılmaktadır. Çıkmalar, yine bölgede çok tercih edilen ahşap ile kaplanmaktadır. Bir başka yerel malzeme olan bakır ise, yüksek maliyeti nedeniyle sadece kamu yapılarında cephe ve çatılarda kullanılmaktadır.

Konum
Kastamonu, Türkiye
İşveren
TC Toplu Konut İdaresi Başkanlığı
Proje yılı
2017
İşin türü
Konut
Ekip
Tuba Kara, Volkan Taşkın, Özge Meriç, Büşra Yılmaz Şirin, Gül Keskin. Yardımcılar: Gizem Chatzi, Seda Kurt, Zahide Gülşah Durmaz
Alan
225.223 m²